|

Psikoterapi - Anne - Oğul
Ben ............. bir oğlum var 13
yaşında. 13 yıl once evlenip ayrıldım. Ve bundan dolayı oğlumun piskolojisi
ile ilgili görüşmek isterim sizinle. Oğlum ve ben 13 yıldır beraber
yaşıyoruz, onu babasız büyüttüm. Bundan kaynaklanan bazı sorunları görüşmek
isterim. Kendisi çok tatlı bir çocuk fakat sorumluluk duygusu olmadığı
gibi, dedesiyle sürekli kavga ediyor, korkak bi yapıya sahip. Bunun yanında
ileri zekalı bir genç olma adayı. 10 seans başka bir pedegogdan terapi
aldık 2 yıl ama sonuç yok. Büyümeyi kesinlikle reddediyor, en büyük
sorunumuz buydu.
Okullar açıldıktan sonra size gelmek ve
görüşmek isteriz sizi bir arkadaşımın arkadaşı tavsiye etti. Bulursa
Hüseyin bey bu soruna cözüm bulur dedi. Başta Allah'tan olmak üzere
sizden şifa bulacağıma inandığım için bir görüşme talep etmekteyim..........
Psikoterapi - Panik Atak
Hüseyin Bey merhaba, Ben Y.. Sizi
telefonla daha fazla rahatsız etmek istemedigim için; gelişmeleri kısaca
size bildirmek istedim. Evet annemle konuştum. Ablam bize eşlik
edemedi. Ama zaten annem kalkanlarını indirerek konuşmaya
basladık. Biraz kırıldı,biraz üzüldü. Sonuç olarak bu sıkıntı sona
erdi. Kendimi dün gece çok yorgun hissediyodum.
Şimdi ise huzursuz ve biraz da aileme karşı
üzgün hissediyorum. Anlayacağınız henüz bir rahatlama
olmadı. İşte durum böyle.. Birdde sizin içinde uygunsa Cumartesi
12,30 da gelebilir miyim? İyi Günler..........
Psikoterapi - Her temizlik İmandan mıdır
17 yaşında bir lise öğrencisinin yaşadığı ağır
obsesif-kompülsif durum
Eve geldim kızım yine banyodan çıkmış . Her gün
bir bahane, bu seferde sabunluğa takmış kafayı sabun sürüyormuş ama köpürmüyormuş.
Onun banyodan her çıkış bir sorun. 17 yaşındaki o akıllı kız gidiyor yerine
zeka özürlü biri geliyor. Su kesildi mi avazı çıktığı kadar ağlıyor
hem de avazı çıktığı kadar bağırarak ne söylesem fayda etmiyor. Artık
tükendim her şeye ağlıyorum. Sinirlerim yatışsın diye atarax
içiyorum..aslında psikoloğa gideceğim ama para sorun. Sigortası bile yok
eşimin .çalışıyor ama boşuna , sözüm ona kazanamıyor. Hep böyle söylüyor ,
kendime çok kızıyorum, neden zamanında ise girip çalışmadım gerçi izin
vermiyordu ama şimdiki aklım olsaydı dinlemezdim ki iki kuruşa köle oluyor
insan bana ananın kapısına gider orada çalışırsın dedi hep..........
Psikoterapi - Görünmeyen Varlıklarla İrtibat
Vakası
Merhaba hocam, Açıkçası nereden başlayıp
anlatacağımı da bilemiyorum. En baştan anlatayım en iyisi. Biz yani annem
iki kardeşim ve ben T.... da yaşıyorduk bundan yaklaşık 2,5 sene önce.
Babam burada yani İstanbul’da çalışıyordu. Daha sonra babamın ısrarları
sonucu sanırım 2007 yılında buraya taşındık. Ben ilköğretim sonuncu
sınıftaydım. Yarıyılımı A....-F..... ‘de bulunan ilköğretimde
tamamlayacağım söylendi. Kardeşlerimin de aynı şekilde. Okul başlamıştı.
Gidip geliyorduk ama ben hala yeni okula alışamamıştım. Herkesten her
şeyden nefret ediyordum. Bir gün okula gitmek için erken kalktım
kardeşlerimde kalkmıştı, kahvaltımızı yaptık çıkacaktım birden şekilsiz bir
varlık, karşıma çıktı. Kardeşlerime söylemedim korkmalarını istemiyordum.
Gördüğüm şeyin ne olduğunu anlamak için büyük bir araştırmaya koyuldum.üç
harfli diyorlarmış adına bende çok merak ediyordum o tür şeyleri..........
Psikoterapi - Emir Eri Çocuklar
Bu annemin ilk intihar girişimi değil. Küçükken
annesinden yağ istemiş ekmeğine sürmek için. O zaman her şeyleri kıtmış.
Anneannem vermeyince küsmüş, bacaya çıkmış. Dediğine göre bacadan bir
ağacın dallarına ulaşmaya çalışırken bastığı oluk kopunca yere düşmüş. Hadi
bu kaza olsun. Gerçi son zamanlarda acaba diyorum bilerek mi atladı ama
neyse. Ben doğduktan sonra bir iki kez hamile kalmış. Doğurmamak için
duvarlardan atlayarak çocukları düşürmüş. Hadi bunda da ölümü göze almış
ama intihar girişimi değil diyelim. Ben ortaokuldayken bir ara üşümeli
titremeli bir nöbet geçirdi. Yardıma gelen yengemle amcama, babam “benim
ilaçlarımdan içmiştir” diyordu..........
Psikoterapi - Sevmenin Bedeli Ölmek midir
2 sene önce hayatımdaki her şey çok kötüydü.
Bir sürü ailevi sorunum vardı. Babamı hiç sevmezdim. Çünkü içki içip bize
bağırırdı. Sürekli evde kavgalar oluyordu. Hatta bazen babam annemi bile
dövüyordu. Bize babalık yapması gerekirken eziyet çektiriyordu. Ve benim
hayatıma Hakan diye bir çocuk girdi. Biz onunla sevgili olduk. Babamda
bulamadığım sevgiyi onda buldum. Onunla bir seneye yakın ilişkimiz oldu.
Daha sonra Hakan’ın istekleri çok farklı yerlere , cinsel anlamda yerlere
gitti. Bu da beni huzursuzlaştırdı. Sanki beni kötü bir kız olarak görmeye
başladı..........
Psikoterapi - Aile Bağları ve Bağbozumu
Ailem ile olan bağlarım ortada. Kaale alınır
sorunlarımız hiç olmadan 21 yaşına kadar onlarla yaşadım. Üniversiteyi de
B..... da okudum. Aslında şehir dışını kazanmayı çok istiyordum. Ama ne
olduysa oldu bir türlü üniversiteyi bitirene kadar B..... dışına yerleşmek
nasip olmadı. Bunu en çok çevre etkisinden kurtulmak için istemiştim çünkü
bir bakmışım aynı çevremdekiler gibi olmuşum bunun dışında aslında B.......
yı çok severim. O zamanlardan başlayan ve hala süregelen ruh halimi
şöyle özetlemek mümkün; Tutkusuz, heyecansız, kararsız. Birazdan yine
abimden örnek vericem. O önemli çünkü aynı ailede aynı odada yaşamamıza
rağmen farklılığımızı anlayabilmeye çalışıyorum bir yandanda. Farklılıklara
rağmen bağımız çok kuvvetli. Neyse, o yeri gelir çerez bile yerken
dünyalar onun olur. Bende ise pek olmaz. Ya da o üzüldüğünde depresyonunu
sonuna kadar yaşar. Ben hafif bunalımlarla geçiştiririm. Bunun sebebi bana
kalırsa amaçsızlığım. Yahut plansızlığım disiplinsizliğim..........
Psikoterapi - Babaya Duyulan Nefret
Niye ondan nefret ediyorum? Çünkü onun yüzünden
hayatımda hiç yaşamadığım ya da yaşamak istemeyeceğim şeyler yaşadım. Zor
günler geçirdim hem de çok zor günler. Her şey onun yüzünden. Sorumsuz bir geri
zekalının teki olduğu için yaşadım bunları onun yüzünden babasız kaldım.
Küçükken ona en ihtiyacım olduğunda o yanımda yoktu , olmadı. Ne mutlu
günümde ne zor günümde ne hastalığımda ne sağlığımda o yüzden nefret
ediyorum. Herkes babasıyla kol kola yürürken benim babam yoktu ,
olmadı. Ondan nefret ediyorum çünkü onun yüzünden geçirdiğim zor günleri
hak etmiyorum. Canımı yaktı canım acıyor. Üzülüyorum. Kahrediyorum. Neden
ben? Neden başkası değil de ben?..........
Psikoloji (inceleme) - Öğretmenim
Kusursuz ve güçlü görünümüne rağmen
hassaslığını ilk defa o gün gördüm. Erkek öğrencim henüz 9 yaşındadır.
Arkadaşlarıyla ilişkisi gayet iyi ve onların içinde her zaman lider olmaya
çalışıyordu. Beden eğitimi derslerinde aktif ve futbol oynamaktan son
derece keyif duyduğu gibi takımına da bu keyifi yaşatıyordu. Koşarken kendi
keşfetti bir takım tuhaf sesler takım arkadaşlarını güldürürken onların
mutlu olduklarını gördüğünde daha fazla güç sarf ederek oynuyordu. Kendisi de memnundu lider
olmaktan ve arkadaşları da baskıcı olmayan bir liderle karşılaşmaktan
memnundur. Tek sorunu, nedenini bilmeğim bir sebepten ötürü çoğu zaman
okula gecikiyordu, fakat genelde bu gecikmesine pek ses çıkartmıyordum..........
Psikoloji (düşünce) - Psikologlar Ne İşe Yarar
“Parayla satın alınmış dost” deniyormuş halk
arasında psikologlara. Felsefe öğretmenim – insanların psikologlara olan
olumsuz bakış açısını anlatırken – yıllar önce bu sözü söylediğinde çok
ilginç buldumsa da biraz da ağır bulduğumu itiraf etmeliyim. Ama hep de şu
soru takılır kafama; Psikologlar ne işe yarar? Sadece dert dinleyip
bilimsel çözüm bulmak mı? Ya da karşısındakine “yalnız değilsin” duygusunu
aşılamak mı?..........
Hayatlardan Parçalar - Ben
Şu an 4 yaşındaki halimi hatırlıyorum. Dedem
İstanbul'a geldiğinde beni alır köye götürürdü. Ailemsiz de orda kalabiliyordum,
hatta belki de daha mutluydum. En azından kavga gürültü olmuyordu. O
zamanlar herşeyin çok da farkında değildim. Zaman geçtikçe yaşananları
görmeye başladım.
Annem mutsuz bir kadındı. Onun gülümsediğini
bile çok az görmüş olmalıyım, çünkü şu an pek hatırlamıyorum.
Babam küçükken kardeşimi ve beni döverdi,
sebeplerini hatırlamıyorum. Hatta sebebi olduğunu da düşünmüyorum. 5 ya da
6 yaşındaki çocuk babasına ne kadar kötü birşey yapabilirdi ki...........
Hayatlardan Parçalar - Kaderimizi Çocukluğumuz
Yazar
Bazı meyveler vardır ki dışı ne kadar temiz
pürüzsüz ve iştah açıcı gözükse de aslında içi çürük, kurtlar tarafından
yenmiş ve kararmıştır.
Çok temiz ve hali vakti yerinde bir ailenin de
bir meyvesi varmış. Aile ne kadar temiz ve sağlam kurulsa da, temelleri
sağlam değilse sonunda ya ağaç çürür ya da meyvesi düzgün olmaz.
Çocuk, çocukluğunun verdiği enerji, heyecan ve
saflık içinde büyüyormuş. Daha küçükken bile kendine o kadar güveniyormuş
ve güçlü görüyormuş ki sırf bu kendine güven ile her şeyin üstesinden
gelebiliyormuş. Annesi, babası ve kardeşleri ile yaşamaktan o kadar
memnunmuş ki arkadaşları imrenirmiş onun gibi bir aileye sahip olmaya.
Her ailede anne baba kavga eder sonra
barışırlar ama bundan çocukların haberi olmaz. Yine bir kavga anında çocuk
uyanmış bağrışma sesleriyle. Sesler anne ve babasının odasından geliyormuş.
Çocuk kalkmış ve yüzünü yıkamış. Anne ve babasının odasının önünden
geçerken istemeden de olsa kulak misafiri olmuş ve “hangi orospuyla gezdin
de yedin paraları yine” diye bağıran annesinin sesini duyunca kalbi duracak
gibi olmuş...........
|